Menü
Ana sayfa
Portal
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Neler yeni
Featured content
Yeni mesajlar
Yeni profil mesajları
Son aktiviteler
Kullanıcılar
Kayıtlı üyeler
Şu anki ziyaretçiler
Yeni profil mesajları
Profil mesajlarında ara
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Ana sayfa
Forumlar
Üyelere Özel
Hikayeler
Kavuklu İle Pişekar - Fakirlik Başa Bela
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Serdar102" data-source="post: 6056" data-attributes="member: 389"><p>KAVUKLU İLE PİŞEKAR: HEKİM</p><p>Kavuklu: Dün hekime gittim.</p><p>Pişekar: Sonra ne oldu?</p><p>Kavuklu: Baktı, etti.</p><p>Pişekar: İlaç verdi mi? </p><p>Kavuklu: Vermedi.</p><p>Pişekar: Demek ki bir derdin yokmuş.</p><p>Kavuklu: Bir derdim yok, iki derdim var.</p><p>Pişekar: İki derdin mi? Senin ne derdin var ki? </p><p>Kavuklu: Tarla, bahçe, inek, öküz.</p><p>Pişekar: İki dediydin. Dert dörtmüş.</p><p>Kavuklu: Yok iki. İnek tarlaya, öküz bahçeye girmiş.</p><p>Pişekar: Devam et.</p><p>Kavuklu: Bulduğunu yemiş, zarar vermiş.</p><p>Pişekar: Kimin davarı bunlar?</p><p>Kavuklu: Muhtarın.</p><p>Pişekar: Muhtarla konuşsaydın, zararı öderdi.</p><p>Kavuklu: Konuştum, zararı öderim, dedi.</p><p>Pişekar: Tamam işte.</p><p>Kavuklu: Yarısını peşin verdi, yarısı yarın, dedi.</p><p>Pişekar: Helal be muhtar!</p><p>Kavuklu: Yarın oldu, yarısını daha verdi.</p><p>Pişekar: Yani çeyrek kaldı.</p><p>Kavuklu: Kalan iki gün sonra, dedi. Dün süre doldu.</p><p>Pişekar: Süre dolmuşsa ne olmuş? İki gün daha bekle.</p><p>Kavuklu: Ama süre dolmuştu. Sözünü tutmadı.</p><p>Pişekar: Canım eli sıkışıktır. Para bulunca öder.</p><p>Kavuklu: Ben de kızdım, hekime gittim.</p><p>Pişekar: Hekime değil, hakime gidecektin. Sorun çözülürdü.</p><p></p><p>------------------------------------------------------------</p><p></p><p>KAVUKLU HİKAYE YAZIYOR</p><p>Pişekar: Vay Kavuklu, garanti hikaye yazıyorsundur.</p><p>Kavuklu: Üstüne bastın, kaldır ayağını.</p><p>Pişekar: Sağı mı, solu mu?</p><p>Kavuklu: İkisini de. </p><p>Pişekar: O zaman yere düşerim.</p><p>Kavuklu: Tamam işte, ben de senin yere düşmeni istiyorum.</p><p>Pişekar: Yazıyorsun, yazıyorsun da ne kazanıyorsun? Beş kuruş veren mi var? Sal ipin ucunu gitsin.</p><p>Kavuklu: Bilmem kaç yıl önce hikaye yazmaya başlarken, para diye bir şey aklımın ortasından geçmedi.</p><p>Pişekar: Onu bin kere söyledin ama istemez misin şimdi sana bu hikayeler için, çuvalla para versinler. Bak istemem deme bir küserim bir daha konuşmam.</p><p>Kavuklu: Bende yalan yok. Doğru oturur, doğru konuşurum. Kazandığım az bir para ne sana yeter, ne bana yeter. Şu hikayeleri satın alan olsa pek sevinirim. Benim hikayeleri kitabına alana, bundan para kazananlara kırgınım. Konuştuklarım oldu: Bak kitap basmışsın. Şu hikayeler benim eserim. Hikayeler lokomotif olmuş, yedi baskı yapmışsın. Ben zor geçiniyorum. Bu durum beni üzüyor. Bana da bir şeyler ver. Ben sana hiç yayınlanmamış hikayelerden gönderirim, dedim. Sana para yok Kavuklu, sen git dağ başında ulu, dedi.</p><p>Pişekar: Hazıra konuyor, uyanık. Sıkıntısını sen çekiyorsun, kaymağını o yiyor. Çaresi yok mu bu işin? </p><p>Kavuklu: Çaresi yok. Ben hikaye yazarım, onlar paraya döndürürler.</p><p>Pişekar: Halktan yardım istesek. Bakın Kavuklu geçim zorluğu çekiyor, biraz yardım desek. Bağış kampanyası düzenlesek.</p><p>Kavuklu: Benimle eğlenme Pişekar. İnsanlar, hikayelerimi çok beğeniyor, alkışlıyor ama para, bir yardım deyince, bizden sana kuruş yok Kavuklu diyorlar. </p><p>Pişekar: Yapma ya, denedin mi bunu? </p><p>Kavuklu: Tabi denedim. Hikayelerimden okudum. Güzel dediler, övdüler. Geçinemiyorum, dedim, para, yardım, dedim. Kuruş veren olmadı.</p><p>Pişekar: Sanatkara bu yapılır mı? Üç beş kuruş verseler servetleri mi eksilecek? </p><p>Kavuklu: Sayın Pişekar Efendi, sen zenginsin. Eve ekmek götürmem gerek. Bir ekmek parası verebilir misin? Borç olarak. Gün gelir öderim. </p><p>Pişekar: Ben dilencileri sevmem bilirsin. Sana borç verirdim ama bozuk yok, der ve yürüyüp gider. Pişekar'ın arkasından bakakalan Kavuklu'nun gözleri dolar. Daha sonra gözyaşlarını silen Kavuklu ekmek alamadan evinin yolunu tutar. </p><p></p><p>SON</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Serdar102, post: 6056, member: 389"] KAVUKLU İLE PİŞEKAR: HEKİM Kavuklu: Dün hekime gittim. Pişekar: Sonra ne oldu? Kavuklu: Baktı, etti. Pişekar: İlaç verdi mi? Kavuklu: Vermedi. Pişekar: Demek ki bir derdin yokmuş. Kavuklu: Bir derdim yok, iki derdim var. Pişekar: İki derdin mi? Senin ne derdin var ki? Kavuklu: Tarla, bahçe, inek, öküz. Pişekar: İki dediydin. Dert dörtmüş. Kavuklu: Yok iki. İnek tarlaya, öküz bahçeye girmiş. Pişekar: Devam et. Kavuklu: Bulduğunu yemiş, zarar vermiş. Pişekar: Kimin davarı bunlar? Kavuklu: Muhtarın. Pişekar: Muhtarla konuşsaydın, zararı öderdi. Kavuklu: Konuştum, zararı öderim, dedi. Pişekar: Tamam işte. Kavuklu: Yarısını peşin verdi, yarısı yarın, dedi. Pişekar: Helal be muhtar! Kavuklu: Yarın oldu, yarısını daha verdi. Pişekar: Yani çeyrek kaldı. Kavuklu: Kalan iki gün sonra, dedi. Dün süre doldu. Pişekar: Süre dolmuşsa ne olmuş? İki gün daha bekle. Kavuklu: Ama süre dolmuştu. Sözünü tutmadı. Pişekar: Canım eli sıkışıktır. Para bulunca öder. Kavuklu: Ben de kızdım, hekime gittim. Pişekar: Hekime değil, hakime gidecektin. Sorun çözülürdü. ------------------------------------------------------------ KAVUKLU HİKAYE YAZIYOR Pişekar: Vay Kavuklu, garanti hikaye yazıyorsundur. Kavuklu: Üstüne bastın, kaldır ayağını. Pişekar: Sağı mı, solu mu? Kavuklu: İkisini de. Pişekar: O zaman yere düşerim. Kavuklu: Tamam işte, ben de senin yere düşmeni istiyorum. Pişekar: Yazıyorsun, yazıyorsun da ne kazanıyorsun? Beş kuruş veren mi var? Sal ipin ucunu gitsin. Kavuklu: Bilmem kaç yıl önce hikaye yazmaya başlarken, para diye bir şey aklımın ortasından geçmedi. Pişekar: Onu bin kere söyledin ama istemez misin şimdi sana bu hikayeler için, çuvalla para versinler. Bak istemem deme bir küserim bir daha konuşmam. Kavuklu: Bende yalan yok. Doğru oturur, doğru konuşurum. Kazandığım az bir para ne sana yeter, ne bana yeter. Şu hikayeleri satın alan olsa pek sevinirim. Benim hikayeleri kitabına alana, bundan para kazananlara kırgınım. Konuştuklarım oldu: Bak kitap basmışsın. Şu hikayeler benim eserim. Hikayeler lokomotif olmuş, yedi baskı yapmışsın. Ben zor geçiniyorum. Bu durum beni üzüyor. Bana da bir şeyler ver. Ben sana hiç yayınlanmamış hikayelerden gönderirim, dedim. Sana para yok Kavuklu, sen git dağ başında ulu, dedi. Pişekar: Hazıra konuyor, uyanık. Sıkıntısını sen çekiyorsun, kaymağını o yiyor. Çaresi yok mu bu işin? Kavuklu: Çaresi yok. Ben hikaye yazarım, onlar paraya döndürürler. Pişekar: Halktan yardım istesek. Bakın Kavuklu geçim zorluğu çekiyor, biraz yardım desek. Bağış kampanyası düzenlesek. Kavuklu: Benimle eğlenme Pişekar. İnsanlar, hikayelerimi çok beğeniyor, alkışlıyor ama para, bir yardım deyince, bizden sana kuruş yok Kavuklu diyorlar. Pişekar: Yapma ya, denedin mi bunu? Kavuklu: Tabi denedim. Hikayelerimden okudum. Güzel dediler, övdüler. Geçinemiyorum, dedim, para, yardım, dedim. Kuruş veren olmadı. Pişekar: Sanatkara bu yapılır mı? Üç beş kuruş verseler servetleri mi eksilecek? Kavuklu: Sayın Pişekar Efendi, sen zenginsin. Eve ekmek götürmem gerek. Bir ekmek parası verebilir misin? Borç olarak. Gün gelir öderim. Pişekar: Ben dilencileri sevmem bilirsin. Sana borç verirdim ama bozuk yok, der ve yürüyüp gider. Pişekar'ın arkasından bakakalan Kavuklu'nun gözleri dolar. Daha sonra gözyaşlarını silen Kavuklu ekmek alamadan evinin yolunu tutar. SON [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
Üyelere Özel
Hikayeler
Kavuklu İle Pişekar - Fakirlik Başa Bela
Üst